<p><strong>İlayda SORKU </strong></p>
<p>Friedrich-Ebert Vakfı Türkiye Temsilciliği, Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde iklim değişikliğine bağlı krizin emekçiler üzerindeki etkilerine ve sendikaların mücadeledeki rolüne odaklanan “İklim Zirvesi ve İşçiler: COP31 Yolunda Sendikal Mücadele” başlıklı çalışmayı yayımladı.</p>
<p>Sendika Uzmanı Kıvanç Eliaçık tarafından derlenen çalışma, iklim krizini çevresel bir sorunla sınırlamak yerine emeğin haklarını ve geleceğini tehdit eden yapısal bir kriz olarak ele aldı. </p>

<p>Çalışmada, enerji ve üretim sistemlerinin dönüşümünün maliyetinin işçilere ve yoksul toplumlara yüklenmesine karşı Adil Geçiş yaklaşımı öne çıkarıldı. Sendikaların ve uzmanların temel itirazı, iklim politikalarının işçilerin dışında tasarlanması oldu.  </p>
<p>Ayrıca bağlayıcı olmayan “adil geçiş” taahhütlerinin de dönüşümü şirketlerin insafına bıraktığı belirtildi. </p>
<h2>MASADA EMEKÇİYE YER AÇIN</h2>
<p>Çalışmanın vardığı sonuç işçilerin ve sendikaların dışında tasarlanan iklim politikalarının, dönüşümün maliyetini yine emekçilere yüklemesi oldu. Adil Geçiş, bu nedenle yalnızca enerji sektörünün dönüşümü değil, çalışma hakkının, sosyal güvencenin ve kamusal kaynakların nasıl paylaşılacağına ilişkin siyasi bir mücadele alanı olarak ele alındı. Kasım ayında Antalya'da gerçekleşecek COP31 ise Türkiye’deki emek hareketi açısından bu tartışmayı küresel iklim gündemine taşıyacak önemli bir eşik olarak gösterildi. Çalışmada, iklim değişikliğinin yarattığı krizie karşı mücadelenin işçi mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceği mesajı verildi. </p>