Özel ağaçlandırmanın motivasyon kaynağı sadece orman sevgisi mi?
Geçen hafta sosyal medyada, üzerinde Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) ismi ve amblemi olan, yapay zekâyla hazırlanmış olduğu kolayca anlaşılan çeşitli afişler gördüm. Yurttaşları özel ağaçlandırma y...
<p>OGM’nin henüz bu tür afişler hazırlayacak kadar tüccarlaştırılmadığını düşünüyorum. Büyük ihtimalle bu reklamlar özel ağaçlandırma alanlarını yurttaşlara pazarlamaya çalışan müşavir şirketlerin işi. Fakat bahsedilen uygulamanın sahibi gerçekten de OGM. OGM her yıl Nisan ve Eylül aylarında özel ağaçlandırma yapmak isteyenlerinin başvurularını topluyor. Bu Eylül ayında da çoğunluğu Ankara’nın doğusunda bulunan 38 il için başvuru toplayacak. Bu durum rantı yüksek olan batı illerinde kontenjanın dolduğu anlamına da geliyor.</p>
<p>Bu tür özel ağaçlandırma çalışmalarının geçmişi 1986 yılına kadar uzanıyor. Başlangıçtan günümüze kadar 167 bin 254 hektar özel ağaçlandırma yapılmış. Bütün ormanlarımızın sadece %0,74’üne denk gelen bu miktar aslında hiç de azımsanmamalı fakat yurttaşlarımızın özel ağaçlandırmaya ilgisi yeni orman kurmaktan çok farklı nedenlere dayanıyor. Mevzuat gereği insanlar kendi arazisinde ve hazine arazisinde özel ağaçlandırma yapılabiliyor ve devlet bunu teşvik ediyor. Fakat birkaç istisna dışında bu tür örnekleri görmek çok zor. Özel ağaçlandırmaların nedense hemen hepsinin orman içi açıklık ve boşluklarda yapıldığı, bunun da ülkeye yeni ormanlar kazandırmadığı ve var olan orman ekosistemlerine zarar verdiği acı bir gerçek.</p>
<p>1986 yılından 1998 yılına kadar geçen süreçte daha çok asli orman ürünü veren çam, meşe, göknar, sedir vb. türler kullanıldığı için özel ağaçlandırmalarla ilgilenen pek olmamış. 1998’de yapılan yönetmelik değişikliği ile orman ağacı türlerine ceviz, kestane, zeytin ve harnup vb türler eklendikten sonra bu çalışmalarda bir canlanma olmuş. Fakat Ağaçlandırma Yönetmeliği ve ilgili tamimde 2019 ve 2020 yıllarında yapılan köklü değişiklikle; konteyner ve karavan bulundurma, her bir bölümü 250 metrekare kadar olabilen toplamda 2.000 metrekare prefabrik hangar-depolar, 3 hektar ve üzerinde proje sahası yatay alanının %6’sını geçmeyecek şekilde sosyal maksatlı yapılaşma, 10 ha ve üzeri alanlarda 100 metrekare kadar bekçi evleri, bu tesisler için elektrik tesisleri, sulama ve yangın havuzu vb. yapılması gibi çok <strong><em>farklı amaçla değerlendirebilecek</em></strong> olanaklar da sunulması özel ağaçlandırmalara olan ilgiyi rekor düzeyde arttırdı ve bu dönemde on binlerce başvuru yapıldı.</p>
<p>Özetlersek;</p>
<p><strong>1.</strong> Özel ağaçlandırmalar orman içinde yapıldığı için yeni orman alanı kazandırmıyor.</p>
<p><strong>2.</strong> Yapılan ağaçlandırmalarda asli orman ağacı türleri yerine büyük ölçüde tarımsal ürün veren ağaçlar, çalılar ve otsu bitkiler kullanılıyor.</p>
<p><strong>3.</strong>Devlete ait orman alanını, taliplerine sanki kendi özel ormanıymış gibi 49 yıl kullanma fırsatı veren bu seçenek; yapılacak tesislerle pek çok kişinin bungalov, çiftlik evi, doğaya kaçış (!) özlemlerini giderecek ucuz bir fırsat sunuyor. </p>
<p>Kısacası; özel ağaçlandırma çalışmaları, orman miktarımızı artırmadığı gibi var olan devlet ormanlarını meyve bahçelerine veya yerleşim yerlerine dönüştürerek sadece 2008 ile 2019 yılları arasındaki 11 yılda %56 artmış olan ormanlarımızdaki parçalanmayı daha da körüklüyor.</p>
<p>Bu durumda OGM’nin ağaçlandırma için maddi gücü yok mu diye bir soru akla gelse de durum tam tersi; 2025 yılında OGM kendi yaptığı 21 bin 862 hektar ağaçlandırma için 870 milyon 42 bin lira harcarken, 2374 hektar özel ağaçlandırma için 133 milyon 309 bin lira <strong><em>hibe vermiş</em></strong>. Bu durumda bir hektarlık alanın ağaçlandırma masrafı; OGM ağaçlandırmasında 39 bin 797 lira, OGM hibesiyle yapılan özel ağaçlandırmada 56 bin 154 lira (%41 daha fazlası) olarak gerçekleşmiş. OGM eğer 133 milyon 309 bin lirayı orman ekosistemlerini daha da parçalayacak özel ağaçlandırma çalışmalarına hibe etmek yerine kendi yapacağı ağaçlandırmalar için harcasaydı sadece <strong><em>2025 yılında 986 hektar daha fazla ağaçlandırma</em></strong> yapabilecekti.</p>
<p>Bu işin saçmalığının farkına varan biri olmalı ki, Cumhurbaşkanlığı 2026 yılından sonra özel ağaçlandırma çalışmalarına verilen hibeleri durdurmuş. Fakat buna rağmen <strong><em>Sayıştay </em></strong>veya<strong><em> Devlet Denetleme Kurulu’nun yine de devreye girmesi gerekiyor. </em></strong>Sadece 2026 yılı öncesi özel ağaçlandırma adı altında etrafa saçılan hibe paralarının izini sürmek için değil, <strong><em>yapılan özel ağaçlandırmaların ne kadarının amaca uygun olduğunu ne kadarının da birilerine rant sağladığını belirlemek için. </em></strong></p>